|
KLASİK ŞİİRİMİZDEN BİLİNMEYEN BİR DEYİM: EL OYUNU |
|
Fatik KÖKSAL
|
|
ÖZET Klâsik şiirimize
mensup şairlerimizin verdikleri eserleri lâyıkıyla anlayabilmenin
yolu öncelikle “metinleri” anlayabilmekten geçer. Bunun için tek
tek kelimelerin anlamını bilmek çoğu zaman kâfi gelmez. Oldukça sınırlı
bir süreç, sınırlı bir mekân ve hatta sınırlı bir zümreye ait
bazı görenek, inanış ve âdetlerin varlığı bu kifâyetsizliğin
gerekçeleri olarak karşımıza çıkabilir. Görenek, inanış ve âdetlerdeki
bu sınırlılık bizâtihi kelimeler ve deyimler için de söz
konusudur. Bir dilin geçmiş devirlerinde kullanılmakla birlikte, “hâl”de
kullanımdan düşmüş kelimeler ve nispeten deyimlerin karşılıklarını
bir takım sözlüklerden bulmak imkânımız varsa da bu her zaman mümkün
olamamaktadır. Problem kelime veya deyimin anlamı doğru olarak karşılanamayınca
metnin yanlış yorumlanması meselesiyle karşı karşıya kalırız.
Edebiyat bilimi çerçevesinde söylenebilecek her söz “metin”e
dayalı olduğuna göre metnin anlaşılması probleminin edebî eserin
değerlendirilmesi noktasında esas problem olduğu âşikârdır. Divanlar ve şiir
mecmuaları arasında, -kimisi sadece Divan şiirinde kullanılan
deyimler üzerine yazılmış- türlü deyimler sözlüklerine girmemiş
yüzlerce deyimle karşılaşmak kâbildir. Bu türden deyimlerden biri
de bu yazımıza konu olan “el oyunu”dur. |
Anahtar Kelimeler : El Oyunu, Deyim, Klâsik Edebiyat, Divan Şiiri, Dest-bâzî |