bilig-16/Kış 2001

KLASİK ŞİİRİMİZDEN BİLİNMEYEN BİR DEYİM: EL OYUNU

 

Fatik KÖKSAL
Cumhuriyet Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi

 

ÖZET 

Klâsik şiirimize mensup şairlerimizin verdikleri eserleri lâyıkıyla anlayabilmenin yolu öncelikle “metinleri” anlayabilmekten geçer. Bunun için tek tek kelimelerin anlamını bilmek çoğu zaman kâfi gelmez. Oldukça sınırlı bir süreç, sınırlı bir mekân ve hatta sınırlı bir zümreye ait bazı görenek, inanış ve âdetlerin varlığı bu kifâyetsizliğin gerekçeleri olarak karşımıza çıkabilir. Görenek, inanış ve âdetlerdeki bu sınırlılık bizâtihi kelimeler ve deyimler için de söz konusudur. Bir dilin geçmiş devirlerinde kullanılmakla birlikte, “hâl”de kullanımdan düşmüş kelimeler ve nispeten deyimlerin karşılıklarını bir takım sözlüklerden bulmak imkânımız varsa da bu her zaman mümkün olamamaktadır. Problem kelime veya deyimin anlamı doğru olarak karşılanamayınca metnin yanlış yorumlanması meselesiyle karşı karşıya kalırız. Edebiyat bilimi çerçevesinde söylenebilecek her söz “metin”e dayalı olduğuna göre metnin anlaşılması probleminin edebî eserin değerlendirilmesi noktasında esas problem olduğu âşikârdır.

Divanlar ve şiir mecmuaları arasında, -kimisi sadece Divan şiirinde kullanılan deyimler üzerine yazılmış- türlü deyimler sözlüklerine girmemiş yüzlerce deyimle karşılaşmak kâbildir. Bu türden deyimlerden biri de bu yazımıza konu olan “el oyunu”dur.

Bu makalede “el oyunu” deyiminin anlamı tespit edilmeye ve Klâsik edebiyatımıza mensup şairlerimizce deyimin nasıl kullanıldığı örnek beyitlerle ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler :  El Oyunu, Deyim, Klâsik Edebiyat, Divan Şiiri, Dest-bâzî

 

Ana Sayfa e-mail İçindekiler Yayın İlkeleri Dizin Eski Sayılar