|
FIKIH, KELAM VE TASAVVUF ALANINDA HANEFİLİK, MATURİDİLİK VE YESEVİLİĞİN "TÜRK MÜSLÜMANLIĞI" ZAVİYESİNDEN TAHLİLİ |
|
|
|
Türkler özellikle 10. yy'dan itibaren kütleler ve devletler
halinde İslâm'a girmeye başlamakla, Türk-İslâm Medeniyeti sürecini
de başlatmış oldular. Bu medeniyet, Türklerin İslâm'a girinceye kadar
olgunlaştırarak getirdikleri Türk kültür birikim ve tecrübesi ile
İslâm dininin kaynaşmasından meydana gelmiştir. İşte bu çalışmada,
Türk-İslâm Medeniyetinin, daha çok dini hayatla ilgili kısmını oluşturduğunu
söyleyebileceğimiz Türk Müslümanlığının, en belirgin üç kaynağı ve
bunlar arasındaki etkileşim incelenecektir. Söz konusu bu üç kaynak,
İslâm'ın en temel üç sisteminin farklı ekollerinden birer tanesi olmak
üzere: Fıkıhta Hanefilik, Kelamda Maturidilik ve Tasavvufta Yeseviliktir.
Çalışmanın bu üç ekole dayanması tarihi-toplumsal realite gereğidir.
Zira bilindiği üzere Türkler, İslâm'ın fıkhi muhtevasını Onun Hanefilik
yorumundan, Kelam ile ilgili inceliklerini Maturidilik ekolünden ve
Tasavvufla ilgili uygulama ve inceliklerini de en ilk ve en geniş
çaplı olarak Yesevilikten öğrenmişlerdir. Bu üç ekol incelendiğinde
görülecektir ki, tarihi-siyasi ve daha da önemlisi sosyal ve kültürel
şartlar, Türkler arasında bunların yaygınlaşmasını gerektirmiştir.
Bu sosyo-kültürel arka plan nedeniyle teferruatta, üslûpta, bedii
zevklerde ve gündelik hayatın akışında Türklerin mizacına özgü bir
Müslümanlık teşekkül etmiştir. Bu bir süreçtir ve sosyal değişme ve
tekamül devam ettiği müddetçe bu da devam edecektir. Fakat bu sürecin
başlamasında, her üç kaynağın inceliklerine de vakıf bir kişi olarak,
bunları bir bakıma Yesevilikte meczeden Ahmed Yesevi'nin müstesna
bir yeri vardır. Bu nedenle çalışmamızda onun kurduğu tarikat olan
Yesevilik, Türk Müslümanlığının en önemli şekillendiricisi ve tecrübesi
olarak değerlendirilirken; kendisi de Türk Müslümanlığının piri ve
zirve şahsiyeti olarak görülmüştür. |
Anahtar Kelimeler : Hanefilik, Maturidilik, Yesevilik, Türk Müslümanlığı, Ahmed Yesevi. |