bilig-20/ Kış 2002

KARAKOYUNLULAR DÖNEMİNDE SANAT HAYATI


Muhsin MACİT

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi


ÖZET
 

XIV. asrın son çeyreğinde Van Gölü'nün kuzeyindeki Erciş ve çevresinde Celayirlilere bağlı bir Türkmen Beyliği olarak tarih sahnesine çıkan Karakoyunlular, daha sonra Timurluların egemenliğine geçen bu coğrafyada bir devlet kurmuşlar ve Cihânşâh (1438-1467) döneminde sınırlarını Herat'a kadar genişletmişlerdir. Yaklaşık bir asır hüküm süren Karakoyunlular, 1467 yılında Akkoyunlu Uzun Hasan'ın kuvvetleri tarafından Cihânşâh'ın öldürülmesinin ardından, son hükümdarları Hasan Ali döneminde Akkoyunluların egemenliğine girmişlerdir. Timurlularla sürekli mücadele içinde oldukları halde Osmanlılarla dostça ilişkiler kurmuşlardır. Bu Türk devletlerinin aralarındaki siyasal mücadelelere rağmen Herat-Tebriz-İstanbul hattında Timurlu, Türkmen ve Osmanlı hükümdarlarının himayesinde ve bizzat onların katılımlarıyla hat, nakış, mimarî, musiki, şiir vs. bütün güzel sanatlarda özgün eserler verilmiştir. Karakoyunluların himâyesinde bilhassa Cihânşâh ve onun oğlu Pir Budak'ın katkılarıyla Tebriz başta olmak üzere Şiraz ve Bağdat gibi merkezlerde kültür ve sanat faaliyetleri ivme kazanmıştır. Karakoyunlu Türkmenlerinin kültürel mirası onların ardılı olan Akkoyunlular tarafından devralınmış ve Türk sanat tarihinde Türkmen üslûbu diye nitelendirilen bir tarz ortaya çıkmıştır. Bu üslûp 16. yüzyılda Safevî sarayındaki sanatkârlarca devam ettirilmiştir.
 


Anahtar Kelimeler : Karakoyunlular, Sanat, Türkmen üslûbu, Tebriz

 

Ana Sayfa e-mail İçindekiler Yayın İlkeleri Dizin Eski Sayılar