|
KARAKOYUNLULAR DÖNEMİNDE SANAT HAYATI |
|
|
|
XIV. asrın son çeyreğinde Van Gölü'nün kuzeyindeki
Erciş ve çevresinde Celayirlilere bağlı bir Türkmen Beyliği olarak
tarih sahnesine çıkan Karakoyunlular, daha sonra Timurluların
egemenliğine geçen bu coğrafyada bir devlet kurmuşlar ve Cihânşâh
(1438-1467) döneminde sınırlarını Herat'a kadar genişletmişlerdir.
Yaklaşık bir asır hüküm süren Karakoyunlular, 1467 yılında Akkoyunlu
Uzun Hasan'ın kuvvetleri tarafından Cihânşâh'ın öldürülmesinin
ardından, son hükümdarları Hasan Ali döneminde Akkoyunluların
egemenliğine girmişlerdir. Timurlularla sürekli mücadele içinde
oldukları halde Osmanlılarla dostça ilişkiler kurmuşlardır. Bu
Türk devletlerinin aralarındaki siyasal mücadelelere rağmen Herat-Tebriz-İstanbul
hattında Timurlu, Türkmen ve Osmanlı hükümdarlarının himayesinde
ve bizzat onların katılımlarıyla hat, nakış, mimarî, musiki, şiir
vs. bütün güzel sanatlarda özgün eserler verilmiştir. Karakoyunluların
himâyesinde bilhassa Cihânşâh ve onun oğlu Pir Budak'ın katkılarıyla
Tebriz başta olmak üzere Şiraz ve Bağdat gibi merkezlerde kültür
ve sanat faaliyetleri ivme kazanmıştır. Karakoyunlu Türkmenlerinin
kültürel mirası onların ardılı olan Akkoyunlular tarafından devralınmış
ve Türk sanat tarihinde Türkmen üslûbu diye nitelendirilen bir
tarz ortaya çıkmıştır. Bu üslûp 16. yüzyılda Safevî sarayındaki
sanatkârlarca devam ettirilmiştir. |
Anahtar Kelimeler : Karakoyunlular, Sanat, Türkmen üslûbu, Tebriz |