|
ÖZET
Türkiye,
kalkınma sürecinde önemli bir yol katetmiş ve ekonomik faaliyetin
mekan içinde dağılım ve yoğunlaşması açısından, bölgesel ve yerel
farklılaşmanın daha çok ön plana çıktığı bir aşamaya ulaşmıştır.
Yerel kalkınma ekonomik olduğu kadar,
sosyal, politik ve kültürel unsurları da içermektedir. Beş Yıllık
Kalkınma Planlarının ilk ikisinde, az gelişmiş bölgelere öncelik verilmesi
şeklinde benimsenen yaklaşım 1968'de belirlenen bazı illere teşvikler
verilmesi şekline dönüşmüştür. Kalkınmada öncelikli yöreler yaklaşımına
III. Planda yer verilmiştir. Türkiye'de yerel ekonomik potansiyelleri
harekete geçirecek bilinçli bir yerel kalkınma politikası uygulanabilir.
Uygulamaya konulabilecek potansiyellerden birisi turistik değerlerdir.
Turizm döviz ve istihdam yaratan özelliği
ile ekonomik, insanların dinlenme ihtiyacını karşılayan ve farklı
kültürleri biraraya getiren özelliği ile sosyo-kültürel, yarattığı
kaynak kullanımı talepleri ile de çevreyi etkileyen bir faaliyettir.
Turizm, ülkenin kalkınması, refahı, uluslararası rekabette üstünlük,
ülke kaynaklarının etkin kullanılması doğrultusunda başvurulan bir
strateji olarak değerlendirilebilir.
Türkiye, üç kıtayı birbirine bağlayan
coğrafi konumuna bağlı olarak, yüzyıllardır çok değişik kültürlerin
buluştuğu yer olmuştur. Dolayısıyla ülkemizin her yöresinde Dünya'nın
diğer yörelerine benzemeyen bir tarih ve kültür zenginliği bulunmaktadır.
Safranbolu'da eşine az rastlanır sahip olduğumuz müze kentlerden birisidir.
Çalışmanın temel amacı, yerel kalkınma
sürecinde turizm faaliyetlerine etkin bir biçimde yer verilmesi suretiyle,
yerleşim biriminin ekonomik, sosyo-kültürel ve mimari kalkınması hususunda
faydalı olacağını, yaklaşık 25 yıllık turizm tecrübesine sahip olan
Safranbolu örneği ile vurgulamaktır.
|