|
AFGAN TÜRKİSTAN MUHACİRLERİNDEN SÜLEYMAN BELHÎ AİLESİ VE "DEFTER-İ KUYÜDÂT" FİHRİSTİ |
|
|
|
Afgan
Türkistanı göçmenlerinden Süleyman Belhî ailesi, oniki ferdiyle
1853 yılında Afganistan'dan ayrılarak 1861 yılında İstanbul'a
yerleşmiştir. Bu ailenin soyu, Ahmed-i Yesevî ile birlikte
anılacak kadar saygın bir Türk şeyhi olarak bilinen ve bir
süre Özkent'te hükümdarlık ettiği rivayet olunan Burhaneddin
Ali Kılıç'a dayanır. Burhaneddin Kılıç daha çok Merginânî
nisbesiyle ve el-Hidâye müellifi olarak bilinmektedir. Seyyid
Süleyman, Nakşibendî-Müceddidî şeyhidir. 1867 yılında Eyüp
Nişancası'ndaki Şeyh Murad Buhârî dergahı meşihatına atanmış,
1877 yılında vefatına kadar bu makamda bulunmuştur. Yerine
Melâmî-Hamzavî kutbu olarak bilinen büyük oğlu Abdülkâdir
tayin edilmiş ve 1923 yılında ölümüne kadar, 47 yıl adı geçen
dergâhın postnişîni olmuştur. Süleyman Belhî'nin oğullarından
olan Burhaneddin Belhî ise, şair ve hattat olarak bilinmekte,
ikinci Ali Şîr Nevâî olarak nitelenmektedir. Süleyman Belhî
biri matbu, dört eserini Arapça yazmıştır. Abdülkâdir ve Burhaneddin
Belhî kardeşlerin Türkçe ve Farsça şiirlerinden oluşan Divanları,
Türkçe ve Farsça mesnevileri vardır. Her ikisi de bazı şiirlerinde
Çağatay Türkçesini kullanmışlardır. Bu ailenin, dönemin önemli
isimlerinden olan Cemaleddin Afgani ile yakın dostluğu; Mevlevî
ve Bektaşî çevreleriyle de münasebetleri olmuştur. Abdülbâki
Gölpınarlı, bu aileden, özellikle Abdülkâdir Belhî'nin eserleri
ile ilgilenmiş, bazısını istinsah edip tercüme etmiştir. Sunulan
makalede, bu ailenin göçü, aile fertleri ve eserleri hakkında
bilgi verilmiş, eserlerin nüshalarına işaret edilmiştir. Makale
sonunda, Süleyman Belhî ailesinin edebî değer taşıyan mektup
ve tarihî belge niteliğindeki yazışmalarını içeren "Defter-i
kuyûdât"ın fihristi verilmiştir. Ayrıca, bu aile kayıt
mecmuasından, Burhaneddin Belhî tarafından biri, II. Abdülhamid'e,
diğeri Meclis-i Mebûsân-ı Osmânî'ye yazılmış iki mektup metni
latin harflere aktarılarak sunulmuştur. II. Abdülhamid'e arzedilen
mektup, Süleyman Belhî'nin, ikinci mektup Burhaneddin Belhî'nin
bir biyografisi niteliğindedir. |
Anahtar Kelimeler : Belhî, Süleyman Belhî, Abdülkâdir Belhî, Burhaneddin Belhî, Muhammed Musa |