bilig-30/ Yaz 2004

Ramazan KORKMAZ, Hülya ARGUNSAH, Ali Ihsan KOLCU, Aysenur KÜLAHLIOGLU ISLAM, Cafer GARIPER, Osman GÜNDÜZ, Tarik ÖZCAN, Yeni Türk Edebiyati El Kitabi (1839-2000), Grafiker Yayinlari, Ankara 2004


Ars. Gör. Mutlu DEVECI

 

ÖZET 

Türk edebiyatinin Tanzimat ile birlikte farkli açilimlara yöneldigi Batililasma süreci, ‘Yeni Türk Edebiyati’ adiyla temellendirilir. Tanzimat’in ilani (1839) ile baslayan toplumsal ve siyasal gelisim-ilk örnek yapitlariyla - 1860 yilinda edebiyatimizdaki yansimalarini bulur. Yeni Türk edebiyatinin baslangici sayilan bu süreç, günümüze kadar olan Türk edebiyatinin da Bati’li tarzda bir yol haritasini çizmis olur.


Editörlügünü Prof. Dr. Ramazan KORKMAZ’in yaptigi, Yeni Türk Edebiyati El Kitabi (1839-2000) adli eser, Grafiker Yayinlari arasinda çikmistir. Yazarlar grubunda yer alan Prof. Dr. Ramazan KORKMAZ, Prof. Dr. Hülya ARGUNSAH, Doç. Dr. Ali Ihsan KOLCU, Yard. Doç. Dr. Aysenur KÜLAHLIOGLU ISLAM, Yard. Doç. Dr. Cafer GARIPER, Yard. Doç. Dr. Osman GÜNDÜZ ve Yard. Doç. Dr. Tarik ÖZCAN alanlarindaki tecrübelerini ve bilgi birikimlerini, göznuruyla birlestirerek kapsamli bir eser meydana getirmislerdir.


Uzun ve yorucu bilimsel çalismalarin kaynaklarla desteklendigi eser, 454 sayfadan ibaret olup: ‘Içindekiler’ (s.1-4); ‘Önsöz’ (s.5-6) ve 10 müstakil bölüm (s.7-454) halinde düzenlenmistir.


Eserin, ‘Yeni Türk Edebiyatina Giris’ (s. 7-36) basligini tasiyan birinci bölümünde Prof. Dr. Ramazan KORKMAZ, Tanzimat’in arka-plan kültüründen baslayarak Tanzimat/yahut/Osmanli modernlesmesine kadar olan edebiyatimizin, uzun soluklu yolculuguna çikistaki temel izleklerini verir. Osmanli’daki “modernlesme çabalarinin, ya hudutsuz bir kendine güven açmazinda, ya da asiri bir güvensizligin yarattigi yine hudutsuz bir hayranlik duygusu veya asagilik kompleksi ile sagliksiz bir zeminde ve kesintili süreçlerde gelistigini” (s. 39) belirten Korkmaz, 19. yüzyilin sosyo-kültürel alandaki Osmanli modernlesmesinin edebi yönelislere de yansidigini belirtir ve bunu ilk dönem denemeleriyle örneklendirir. Dolayisiyla bizdeki modernlesme sürecinin, dünyadaki aydinlanma süreci ile temellendigi sonucuna varilir.


Eserin, ‘Yenilesmenin Baslangici ve Öncüleri: Sinasi - Namik Kemal - Ziya Pasa’ (s. 37-76) olarak basliklandirilan ikinci bölümünde yazar, Yard. Doç. Dr. Cafer GARIPER’dir. Sinasi-Namik Kemal ve Ziya Pasa’nin olusturdugu Tanzimat’in birinci dönemine isik tutan yaklasimlariyla Gariper: “Yenilesme hareketi edebiyatta yapacagi yenilige dilde vücuda getirdigi degismeyle birlikte girer.” (s.44) degerlendirmesi ile, bu dönem siir ve düzyazisindaki degisim ve gelisim asamalarini, teorik arayislarla da birlestirerek çözümler.


Eserin, ‘Yenilesmenin Ikinci Kusagi: Ekrem-Hâmid-Sezaî Mektebi’ (s .77-104) olarak sekillendirilen üçüncü bölümünde Doç. Dr. Ali Ihsan KOLCU, Tanzimat’in birinci dönemindeki öncülerden miras devralan Ekrem, Hamid ve Sezai mektebinin arka-plan kültürüne ayna tutarak, bu dönem yazin hayatini irdeler. Ekrem ile baslayan Tanzimat’in ikinci dönemi; siirden-düzyaziya, edebi yeniliklerin yansimalarini tasir. Kolcu, anlatima dayali bir tür olan romanin, Türk edebiyatinin gerçekçi (realist) çizgideki ilk yansimalarindan biri olan Ekrem’in ‘Araba Sevdasi’ni analitik olarak çözümler ve Tanzimat romaninin tip ve izleksel yapisini betimler. Metafizik ürperisleriyle Hamid’in edebiyatimizdaki yeri belirlenirken çikis noktasi olarak daha önce verilmis kararlar yerine, Hamid’in eserleri esas alinir. Kolcu’nun Sami Pasazade Sezai’nin ‘Sergüzest’ incelemesi de yine eserden yazara giden bir anlayis üzerine kurulur.


Eserin dördüncü bölümü, ‘Geçis Dönemi Nesli: Ara Nesil’ (s. 105-118) basliklandirmasiyla Yard. Doç. Dr. Cafer GARIPER imzasini tasir. Gariper, klasik edebiyat ile yeni edebiyat arasinda sürdürülen arayisin taraflarina “eski” ve “yeni” düzleminde bir yaklasim sergiler. “Eski”yi devam ettirenlerin; “eski” ile “yeni” arasinda yer alanlarin; giderek yenilikçilerin olusturdugu ‘Ara Nesil’, bir bakima kendilerinden sonra olusacak farkli yönelimlerin de habercisi olur.


Bireysel duygu ve yönelimlerle Tanzimat’in ikinci dönemi ve ‘Ara Nesil’ sanatçilarinin sekillendirdigi ‘Servet-i Fünun Edebiyati’ (s. 119-164), besinci bölüm basligiyla ve Prof. Dr. Ramazan KORKMAZ bakis açisiyla verilir. Bu bölüm, Servet-i Fünun döneminin siirden, düzyaziya degin bütün edebi türlerini, analitik bir çözümleme yöntemi ile yansitir. Servet-i Fünun dönemini genel özellikleriyle degerlendiren Korkmaz, Halit Ziya Usakligil’in ‘Ask-i Memnu’ romani üzerinde yapisalci ve psikanalitik bir yaklasimla örnek bir okuma denemesi yapar. Korkmaz, bu okumasinda: “Ask-i Memnu, geleneksel baglamda epigin ve masalin biçimlendirdigi soylu insan tipolojisini kökten yikarak yerine, düsleri ile gerçekleri arasina sikismis siradan insanlari koyar.” (s.166) diyerek Ask-i Memnu’nun, olay örgütleyici bir anlatidan karakter sentezleyici anlatima geçmesi bakimindan Türk romaninin dönüm noktasi olusturdugunu söyler.


Prof. Dr. Hülya ARGUNSAH tarafindan kaleme alinan altinci bölüm, ‘Millî Edebiyat’ (s. 165-214) basligini tasir. Türk edebiyatinin baslangicindan itibaren ulusal çizgideki yol haritasi çizilen bu bölümde, toplumsal ve kültürel boyutlu bir yaklasimla dönem, asli mecrasinda irdelenir. Milli edebiyat, ulusal söylemin boyut kazandigi ve üst seviyelere ulastigi, dil ve kültür iliskisinin ön plana çikarildigi ve milli hassasiyetlere önem verildigi bir dönemin adidir. “Millilesme döneminde önce milli dili bütün yabanci unsurlardan arindirarak ortaya çikarmak sonra da milli edebiyata ulasmak planlanmistir.” (s.173-174) Bu temel üzerinde temsilcileri ile birlikte yükselen milli edebiyat dönemi, Argunsah tarafindan kapsamli bir sekilde irdelenmistir.


‘Cumhuriyet Dönemi Türk Siiri’ (s. 215-310) ana basligi ve islevsel nitelikli alt basliklari ile yedinci bölüm, Prof. Dr. Ramazan KORKMAZ ve Yard. Doç. Dr. Tarik ÖZCAN imzalarini tasir.


1920-1935 Cumhuriyet kurulus döneminin; 1935-1960 siirinde, yeni açilim arayislarinin; 1960-1980 siirinde ideolojik yönelimlerin ve 1980-2000 siirinde bagimsiz ve bireyci söylemin sekillendirdigi Cumhuriyet dönemi Türk siiri: “Yasanmis bir büyük edebi tecrübe alaninin üzerine oturtuldugu için geçmisin birikimlerinden bir hayli faydalanmistir.” (s.309) Korkmaz ve Özcan, Cumhuriyet sairi için: “Önceki dönemin ortak birlikteliklerinin oldugu gibi ödünçlememistir. Ikonlasan ya da karnavallasan biçimsel ve dilsel ögeleri yadsiyarak; siir sanatini, izleksel ve imgesel bakimdan zamanin ihtiyaçlarina yanit verecek bir dönüstürüme tabi tutmustur.” (s.310) diyerek Cumhuriyet siirinin, geçmisin birikimleri üzerinde yükselen konumlari ile içeriksel ve biçimsel gelisimlerine de dikkat çekmislerdir. Cumhuriyet dönemi Türk siirini çözümlemede islevsel bir yaklasim sergileyen Korkmaz ve Özcan, yedinci bölüm ve siniflandirmalari ile özgündürler.


Sekizinci bölüm, ‘Cumhuriyet Dönemi Türk Hikayesi’ (s. 311-346)’ni yansitir. Yard. Doç. Dr. Aysegül KÜLAHLIOGLU ISLAM, Cumhuriyet dönemi ilk öykülerinden baslayarak, yeni arayislarla sekillenen öykülere, oradan savas sonu öykülerine ve 1960’tan günümüze kendi sesini arayan öykücülere farkli bir perspektiften bakar. Külahlioglu Islam, “Modern Türk hikayesinde baslangicindan itibaren önemini hiç yitirmeden var olan kuvvetli bir toplumsal elestiri mekanizmasindan söz etmek mümkündür.” (s.319) diyerek öykü ile sosyal ve kültürel yasam arasindaki içeriksel boyuta da göndermeler yapar.


‘Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu’ (s. 347-366) olarak basliklandirilan dokuzuncu bölüm de, Yard. Doç. Dr. Aysegül KÜLAHLIOGLU ISLAM tarafindan olusturulmustur. Külahlioglu Islam, “Tiyatro, toplumla ortak degerlerde birlesmek zorundadir.” (s.353) degerlendirmesiyle, ilk modern tiyatro çalismalarindan baslayarak Cumhuriyet’in kurulus yillarina, giderek II. Dünya Savasi yillarindaki arayislardan, günümüze degin tiyatro türüne ve sanatçilarina bakista, islevsel ve siradizimsel bir kompozisyon çizer.


Eserin, son bölümünü/ onuncu bölümünü olusturan ‘Cumhuriyet Dönemi Türk Romani’ (s. 367-454), Yard. Doç. Dr. Osman GÜNDÜZ tarafindan kaleme alinir. Gündüz, 1920’li yillardan baslayarak günümüze Türk romaninin; olusum, gelisim ve degisim çizgisini, sanatçi ve eserleri de dikkate alarak tanitir. Gündüz’e göre dönem romancilari: “temalarina ve konularina paralel olarak anlatim tekniklerinde de Bati’daki gelismeleri aninda romana yansitmaya çalismislardir.” (s.375) Gündüz, ideolojilerin, dönemlerin ve egilimlerin sekillendirdigi Türk romanini –bireysel ve toplumsal çizgide- Cumhuriyet’in ilk yillarindan, çagdas döneme kadar tüm asamalarini irdeleyerek ayrintili bir sekilde tanitmistir.


Prof. Dr. Ramazan KORKMAZ’in editörlügünün üstlendigi ‘Yeni Türk Edebiyati El Kitabi (1839-2000)’ adli eser, islevsel nitelikli siniflamalari, bakis açisi ve örnek çözümlemeleri ile okurlara yeni ufuklar açacak özellikte bir çalismadir.


Üniversitelerimizdeki akademisyenlerin, lisans, yüksek lisans ve doktora seviyelerindeki ögrencilerin rahatlikla faydalanabilecekleri bu eser, ortaögretim kurumlarinda görev yapan ögretmenlerimizin de alanla ilgili basvurabilecekleri temel kaynaklardan biri olacagi inancindayiz.


Daha sonraki baskilarda örnek çözümlemelerin arttirilmasi ve özellikle önsözde de belirtildigi gibi “Cumhuriyet Döneminde Elestiri”nin eklenmesi çalismaya daha islevsel bir nitelik kazandiracaktir.


Türk edebiyatinin toplumsal ve bireysel degisimi/ gelisimi çizgisinde Yeni Türk edebiyatinin baslangicindan 2000’li yillara kadarki süreçte almis oldugu yolu, farkli açilimlarla ve çözümlemeleriyle islevsellik kazandiran Yeni Türk Edebiyati El Kitabi (1839-2000) yazar grubuna tesekkür ederiz.



 
Ana Sayfa e-mail İçindekiler Yayın İlkeleri Dizin Eski Sayılar