HH01518A1.gif (838 bytes)              Editörden Mektup

   De?erli Okuyucular,

Güz mevsimi, her ne kadar yılın sonuna yaklaşmanın getirdiği yorgunluğu, baharın güzelliklerini geride bırakmanın hüznünü taşımakla birlikte; eğitim-öğretim hayatında yeni bir başlangıcı ve beraberinde gelen yeni heyecanları ifade eder. Bizler de, yeni bir yayın dönemine sizlere daha iyi bir dergi sunabilmenin ve bilig 'in taşıdığı misyona uygun faaliyetler gerçekleştirebilmenin heyecanıyla başlarız.

Dergimizin Güz sayısında da, beğenerek okuyacağınız, emek mahsulü makalelerle karşınıza çıkmaya çalıştık. Türk Cumhuriyetlerinden bilim adamlarına ait üç makale, dergimize güzel bir renk kattı. Yard.Doç.Dr. Mehmet Kutalmış'a ait, Kazakistan Türklerindeki alfabe problemini sosyo-kültürel ve ekonomik boyutu ile ele alan yazı ise, bize Türk dünyasının kanayan bir yarasını hatırlattı.

Bilindiği gibi, Çarlık Rusyası döneminden başlayarak bilhassa 1917'lerden sonra sistemli bir iskân ve dil politikasına tabi tutulan Orta Asya Türkleri, o zamana kadar tek bir yazı dili kullanırlarken birbirlerinden farklı 20'ye yakın yeni yazı dilini kullanmak zorunda bırakıldılar. Soydaşlarımız, 1926-30 yılları arasında asırlarca kullandıkları Arap alfabesinden Latin alfabesine, 1938-40 arasında da Kiril alfabesine geçirildi. Ardından, Rusça bilim ve eğitim dili olarak yaygınlaştırılarak ortak iletişim dili hâline getirildi. 1926 Bakü Türkoloji Kongresi'nde, Türklerin Latin alfabesini kullanmasını savunan Sovyet Türko-loglar, bunun bedelini hayatlarıyla ödediler.

1990'lardan sonra başlayan yeni dönemde ise, Türk toplulukları, bir taraftan bağımsızlığın getirdiği ekonomik, sosyal problemlerle uğraşırlarken, bir taraftan da dil plânlamasının getirdiği ana dil kaybından ve iki dillilikten kaynaklanan sorunlar, millî dili Rusçanın yerine ikame edebilme, Kiril alfabesinden Latin alfabesine geçebilme gibi problemlerle boğuşmak zorunda kaldılar. Bu konular, günümüzde de çözüm bekleyen problemler olarak güncelliğini korumaya devam etmektedir. Dil konusu, Türk toplulukları için zamanın akışına bırakılamayacak kadar hayati bir önem arz etmektedir.

 

Yeni sayıda buluşmak dileğiyle,


Prof.Dr. Osman HORATA
Yayyn Yönetmeni    

 

Ana Sayfa

Kimlik Yçindekiler Dizin Eski Sayylar Yayyn Ylkeleri bilig Hakkında e-posta