Ana Sayfa Duyurular Türkistan'dan Haberler Kırgızistan'lı Öğrenciler Sümelek Yaptılar

KIRGIZİSTANLI ÖĞRENCİLER SÜMELEK YAPTILAR

 

Üniversitemizde okuyan Kırgızistanlı öğrenciler yüzlerce yıldır devam eden ve baharın gelişini gösteren sümelek geleneğini yaşattılar. 4 Nisan 2009 tarihinde bir araya gelen öğrenciler aralarında para toplayıp üniversitenin de katkılarıyla gerekli malzemeleri aldılar. Yurtların önündeki boş arazide Kırgız kadınların da yardımıyla sümelek pişirildi. Pişirme işlemi Üniversitemiz Rektör Vekili Prof. Dr. Mahir Nakip, birçok öğretim elemanı ve öğrencilerin katıldığı törenle başladı. Törende bulunanlar dilek tutarak kazandaki sümeleği bir süre karıştırdılar. Program yemekhanede düzenlenen kutlamalarla devam etti. Kutlamada bir konuşma yapan Prof. Dr. Mahir Nakip, “Geleneklerimizi devam ettirdiğimiz sürece geleceğe daha güvenle bakabiliriz, burada bütün Türk dünyasını Kırgızların sümelek törenlerinde görmek bizi mutlu etti. Emeği geçenleri kutluyorum.” dedi. Gün ve gece boyunca hazırlanan Sümelek, Pazar günü erken saatlerde törenle açıldı, orada bulunanlara ikram edildiği gibi kavanozlara konularak üniversiteli idareciler, öğretim elemanları ve öğrencilere de dağıtıldı.

 

Kırgızların yüzlerce yıldır devam eden bu geleneklerini üniversitemizde yeniden canlandırmaları ilgiyle karşılandı. Bu millî gelenek, Kırgızlar kadar diğer Türk Cumhuriyet ve topluluklarından gelen öğrenciler tarafından da takip edildi.

 

 

Sümelek, Kırgız halkının bahar mevsiminde kutladığı bir geleneğin ve millî yemeğin adıdır. Kırgızlar baharın gelişini 21 Mart Nevruz gününden başlayıp nisan ayının sonuna kadar kutlarlar. Bu sürede sümelek denilen yemekten yaparak dağıtırlar.

 

Sümeleğin yapılması çok zordur. Kazana konulan nesneler en az 12-15 saat karıştırılarak kaynatılır. Sümeleğin içine şeker konulmadığı halde kendisi tatlı olmaktadır. En önemli özelliği budur.

 

 

Sümeleğin yapılışı: Buğday bir gün suda ıslatılır. Islatılan buğday düz bir zemine yayılır. Üstüne beyaz bir kumaş örtülür. Her gün üç defa abdest alıp suya batırılan ellerle üzerine hafif hafif su serpilir. Bu işlem üç veya beş gün devam eder. Buğday ezilir, süzülür. Kabukları atılır, yalnız onun bembeyaz suyu kalır.

 

Büyük bir kazana yağ konulur. Kazandaki yağın içinde yedi tane yağlı ekmek pişirilir. Bu ekmekler çıkarılır, dua okunarak orada bulunan insanlara dağıtılır. Yağın üstüne buğdayın suyu konulur, unla karıştırılır. Kazanın içine yedi veya kırk bir tane taş konulur. Ayrıca kırılmamış cevizler konulur. Kazanın içindekiler durmaksızın 12-15 saat karıştırılır. Koyulaşan Sümelek, kazanın dibinde azalır. Azaldıkça üzerine su konulur ve her defasında yeniden karıştırılır. Bu işlem yedi defa tekrarlanır. Kazanın üstü kapanır, sabahleyin dualarla açılır ve insanlara ikram edilir. Ardından eğlenceler düzenlenir.

 

Sümeleğin hikâyesi: Bir ailenin erkeği savaşa gider. Evde çocuklarla hanım kalır. Evde yiyecek, içecek kalmamıştır. Kadın çocukları doyurmak için herhangi bir şey bulamaz. Çocuklar açlıktan ağlamaktadır. Kadın, kazanın içerisine taş kor, üzerine su döker ve karıştırmaya devam eder. Çocuklar açlıktan ağlayınca onlara, “Kazanın içinde kuzu var, ama pişmesi çok sürer, siz uyuyun, sabahleyin hep beraber yeriz.” der. Çocuklar uyuduktan sonra, kadın evin damına çıkar, yeşillenmiş buğdaylar bulur, onları toplayarak kazana atar, evde ne bulduysa onları da ekler ve sabaha kadar karıştırır. Pişen yemeğin adı Sümelektir.

 

 

  

Resimleri büyütmek için üzerine tıklayınız.

 
© Ahmet Yesevi Üniversitesi | Tasarlayan ve Uygulayan Ugur Cobanoglu